6 Kasım 2014 Perşembe

Deniz 10 Aylık

Evet sonunda iki basamaklı aylara da geldik. İnanamıyorum!
"On ay" deyince birinci yaşına ne kadar yaklaştığımız daha da kafamıza dank etti sanki.

Her ne kadar, sadece aile arasında küçük bir kutlama yapmayı planlasam da, plancı programcı anneyi aldı bir yaşgünü telaşı:) Ufak ufak düşünmeliyim nasıl bir şey yapacağımı. Şekersiz anne yapımı yaşgünü pastası, ona uygun sağlıklı atıştırmalıklar, evin dekorasyonu ve dağıtacağımız küçük hediyeler... Liste uzun.. "Ha bir de tabii, hediye yağmurunu nasıl engellerim" fikirleri:)  Neyse, bunlar başka bir yazının konusu olsun.

Evet, Deniz TAM ON AYLIK!

Bir kaç ay önce ayaklanmıştı zaten. Yürümeye hazırlık çalışmaları aynı şekilde devam ediyor. Emeklemesine yetişmek zor. Gözünüzü bir kaç saniye ayırsanız, hemen başka bir odaya koştumuş olabiliyor. Etraftaki her şeye tutunup kalkmaya ve sıralamaya devam...Ayağa erken kalkınca erken de yürür demiştik ama henüz ellerini bırakma girişimleri yok. Yakın zamanda yürümeyecek gibi ama belli olmaz tabii:)

Yemek yeme konusunda büyük ilerleme kaydetti. Dokuzuncu aya kadar pek bir şey yutmaz, yemeğin çoğunu atarken; şimdi yeme modundaysa mideye baya yemek indiriyor. Onuncu ayla birlikte işaret ve başparmaklarını da diğerlerinden bağımsız olarak kullanmaya başladı ve artık küçük parçaları da rahatlıkla tutup ağzına götürebiliyor. Bu durum yere düşen şeyler konusunda çok daha fazla dikkat etmeyi gerektiriyor tabii.

Sürekli ağzı dolu dolu bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Damarlarını şişire şişire konuşuyor, konuşuyor, söyleniyor...Mutluluğunu, mutsuzluğunu açıkça ifade ediyor:) Çığlık atmak en sevdiğimiz aktivite. Hele ki zorla mama sandalyesinde ya da kucakta tutuyorsak, kulakları sağır edecek çığlıklar atmaya başlıyor:)

Kablolar, DVDler, okey tahtaları, bilgisayar kasası en çok ilgilendiği şeyler. Gözümüzü ayırdığımız anda kendisini prizlerin yanında bulabiliyoruz:)

Hayvanları çok seviyor. Sokakta kedi ve köpekleri seyretmeye, camdan bakarken martı, karga ve kumrulara bağırmaya bayılıyor. "gel pisi pisi" dediğimiz anda kocaman gülümsüyor. Kedi ve köpeklerin kulaklarına, bıyıklarına asılmışlığı var:) Bu konuda sanırım bana çekmiş:)))

Bazı kelimeleri anlıyor ve belli ediyor. Süt, kedi, pisi pisi, baba, anne, anane, gel... kelimelerine tepki veriyor. Net bir şekilde ve beni kastaderek "anne" diyor:)

Müzik çaldığında emekleme pozisyonunda poposunu sallayarak eşlik ediyor.

Oyuncaklarıyla uzun uzun oynuyor.  Ona kitap okuyunca (yiyemeyeceği mesafeden) dinliyor ve benim ses tonu iniş çıkışlarıma heyecanlanarak tepki veriyor. Saklambaş oynamaya bayılıyor. Kapının ya da koltuğun arkasına saklandığımda gelip beni buluyor:)

Sabahları uyandığında (kucağımda değil de yatağındaysa) ayağa kalkıp bize sesleniyor. Hatta bazen arkasındaki perdeyi açıp kuşlarla konuşuyor:)

Gürültülü bir şekilde burun silinmesinden ve hapşurulmasından hoşlanmıyor, ağlıyor:)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Sevgiler...

İLKE



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sayfalar